TBB Amblemi için bkz. Menüler -TBB - TBB Amblemi
 

KİTAPLAR

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ'NİN TCK'NIN 301. MADDESİ İLE İLGİLİ OLARAK HAZIRLADIĞI BİLGİ NOTU

Türkiye Barolar Birliği
Karanfil Sokağı 5/62
06650 Kızılay ANKARA

Tel: (312) 425 30 11 Faks: 418 78 57
web: www.barobirlik.org.tr
e-posta: admin@barobirlik.org.tr
yayin@barobirlik.org.tr

© Türkiye Barolar Birliği

 

BÜROKRASİ VE İNSAN HAKLARI

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
İNSAN HAKLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TARAFINDAN
DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ DOLAYISIYLA DÜZENLENEN
AÇIK OTURUM

SUNUŞ

Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İHAUM) oluşturulduğu günden beri seçkin ve saygın temsilcilerinin yönetiminde çok yararlı çalışmalar yanında, çok güzel eserler sunmuştur. Prof. Dr. Rona Aybay başkanlığındaki bu özgün ve saygın merkez, 2006 yılı "Dünya İnsan Haklım Günü" nedeniyle bürokrasinin insan haklarına bakışı ve bu bakışın ideal seviyeye ulaşması konusunda yapılacak çalışmalara ışık tutmak üzere "Bürokrasi ve İnsan Hakları" başlıklı bir açık oturum düzenlemiştir. Bu güzel ve verimli etkinliği sadece dinleyen ve etkinliğe katılanlar arasında, sınırlı bir camiada kalmaması için, Türkiye Barolar Birliği'nin her etkinliğinde olduğu gibi tüm hukukçu meslektaşlarımız yanında kamuoyunun yararlanmasına sunmak üzere kitap haline getirmiş bulunmaktayız. Bu yapıtın da öncekiler gibi ilgi uyandıracağından hiç kuşkum yoktur.

Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde "bürokrasi", "kırtasiyecilik", "bürokrat" ise "devlette çalışan görevli" olarak tanımlanmaktadır. Bürokrasi, gerçek amacını unutup, verimsiz, isteksiz, heyecansız halkın bu kurum için geliştirdiği "bugün git, yarın gel" anlayışına uygun bir tarihsel gelişme sergilemiştir. Oysa bürokrasi çağdaş ve uygar devletin en önemli unsurunu temsil etme yanında, bir anlamda onun omurgasını oluşturmaktadır. Çünkü kamu hizmetlerinin halkın yararlanmasına sunulmasında en önemli kesim bürokrasidir. Ama maalesef ülkemizde ve dünyada bürokrasi geçmişten günümüze, değişik nedenlerle, iyi sınav vermemiş ve zaman zaman bürokrasi, "memurların hâkimiyeti"ne dönüşmüştür. Bu hakimiyet o noktaya gelmiştir ki, 1917 Bolşevik devriminden sonra Rusya'da bürokrasinin toptan kaldırılması girişimlerinde bulunulmuştur.

Tarihte Romalılar bürokrasiyle Mısır'ı aldıktan sonra tanıştılar ve bürokrasilerini geliştirdiler. Çünkü Mısır'da devletin sahibi olan Firavun'un servetinin kayıtları "bereketi sağlayan makinenin muharrik kuvveti" olan yazıcılar ordusu tarafından tutuluyordu. Çin'de, Eski Yunan'da ve eli kalem tutan ve yazı yazan adamı olan her uygarlıkta "bürokrasi" oluşmuştur. Aynı şekilde yakın tarihte, Bizans'ta, Selçuklularda ve Osmanlılarda da bürokratik sınıf vardı ve Osmanlıda bunların özel ismi "kalemiye" idi.

Sunduğumuz yapıttan da anlaşılacağı gibi, bürokrasi olumsuz yönlerine karşın basit, tek yönlü ve tek boyutlu bir kurum olmayıp, toplumsal örgütlenmenin özel bir biçimidir.

Tarihsel süreç içinde eskiden bürokrat, krala, padişaha ya da mutlak hâkim olan hükümdara karşı sorumlu idi. Kuşkusuz bu yapıda kendi hakları konusunda pek fazla bir şey istemeğe ve beklemeğe hakkı yoktu. Ancak hizmet ettiği ve bağlı olduğu kapıya karşı, liyakat ve sadakatle görev yaptığı takdirde ödüllendirilir ve rahat bir yaşam sağlardı. Mısır papirüslerinden günümüze gelen şu bilgi bizi yeterince aydınlatmaktadır. Bilginin kaynağı olan belgede "Yüksek devlet katibi olmayı aklına koy, böylece kendini her türlü ağır işten koruyabilir ve ünlü bir memur olabilirsin" denilmektedir. Yani o dönemden bu yana bürokrasinin saltanatı cazip gelmekte ve bugün dahi devlet kapısına kapağı atma alışkanlığının Mısır'dan gelmekte olduğunu görüyoruz.

Günümüz demokratik devlet yapısında siyasal partilerin iktidar değişimi sonrası bürokraside ciddi sıkıntılar yaşanmakta, her siyasal iktidar kendi yandaşlarını göreve getirmek istemektedir. (Ganimet sistemi) Gelişmiş ve güçlü demokratik devlet yapışma sahip olan ülkelerde bu pek sorun olmamakta ama bizim gibi henüz gelişmekte olan ve demokratik devlet yapısı henüz oturmamış olan ülkelerde büyük sorunlar yaratmaktadır. Çünkü bu ülkelerde, yetişmiş ve ehil kamu görevlisinin sınırlı olması yanında, bürokrasisi de henüz gelişmemiş ve kurumsallaşmamıştır. Bu yönüyle, bürokrasi mensuplarının insan haklan her boyutu ile gündemdedir. Ülkemizde olduğu gibi, emekçilerin ve kamu çalışanlarının kurduğu pek çok sendika, dernek ve sivil toplum örgütü bu hak ve güvencelerin elde edilmesi için örgütlenmekte ve bu haklar için mücadele etmektedir. Anayasa'nın 90/son maddesi düzenlemesi gereği insan haklarıyla ilgili uluslar arası sözleşme ve belgelerin bu yeni yaklaşımla yorumlanmasına karşın ülkemizde hala bu hak ve özgürlüklerin tartışılır olması ülke gerçeğini yansıtmaktadır.

Devlet gücünü elinde bulunduran ve kullanan bürokrasinin yönettiği insanlara karşı sorumluluğu sorunun ikinci yüzüdür.
Açık oturumun ana konusu da bu yüzdür.

Dileğimiz çağdaş demokratik toplumsal düzenin gerçekleşmesinde en büyük güvence olan, tüm kurum ve kurallarıyla işleyen hukuk devletinin koşulsuz olarak yaşama geçmesidir. Bu duygu ve düşüncelerle bu yapıta emeği geçen herkese sevgi ve teşekkürlerimi sunarım.

Av. Özdemir ÖZOK
Türkiye Barolar Birliği Başkanı

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır ©2018 Türkiye Barolar Birliği TBB İletişim Adresi TBB Bilgi İşlem Müdürlüğü